Yol Şarkıları...
11/2/2009 ·

Mutluluktan uçtuğum da oldu, hüzünden kanatlar takıp yükseldiğim de...
Mutluluk bir havai fişek misaliydi, hızlıca yükseliyor, havada bir kaç saniye kalıyor ve sönüyordu.
Hüzün ellerinden bir defa tutmaya görsün, kıyamet sabahında kitabın sağından gelene kadar, kalbinin içinde konaklıyor.
Huzur; bu ikisinin arası bir şey olsa gerek. Arada yüz gösterse de cennet için saklanıyor...
R.Betül Çetin
www.sahifeturaiha.blogcu.com
Yazık senden başka birini görmek için uykusuz kalan gözlere,
Yazık senden başkası için dökülen o gözyaşlarına!
(İmam Gazali Hazretlerinin ey oğul kitabından,hak aşıklarının bir beyiti)
Ubâde b. Sâmit (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim Allah’a kavuşmak isterse Allah da o kimseyle kavuşmak ister. Kimde Allah’a kavuşmak istemezse, Allah da o kimseye kavuşmaktan hoşlanmaz.” (İbn Mâce, Zühd: 32) Tirmizî: Bu konuda Ebû Hüreyre, Âişe, Enes, Ebû Musa’dan da hadis edilmiştir.Tirmizî: Bu Ubâde hadisi hasen sahihtir.
DUR YOLCU
Zamanın birinde, hükümdarın biri, güzelliğiyle ünlü asil atına kurulup bir gezintiye çıkmış...
Yolda giderken dervişin biri, yoluna çıkmış ve durdurmuş. Kral çok sinirlenmiş ve '' sen kim oluyorsun da benim yoluma çıkıyorsun'' diyerek kılıcını çekmiş. O sırada derviş usulca başını kaldırıp kıralın yüzüne bakmış. Kral ölümün buz gibi yüzüyle yüzyüze gelmiş... Gelen Azrailmiş. Bir kaç dakika istemiş kral, azıcık bir zaman daha, ne olur demiş. Derviş hayır manasında başını iki yana sallamış. Zira, vade dolmuş, vakit tamam olmuş...
-
Bu hikayeyi Muhyiddin Şekur'un ''Su Üstüne Yazı Yazmak'' adlı kitabında okumuştum.Yazdığım, aklımda kalandır.
zerreitoz
-

Hislerle okunmaz mı kitaplar? İçine girilerek ve kelime kelime içinde yürümek isteyerek, o zamana seyr ile okunmaz mı? Yoksa bende mi bu garip hal?İmam-ı Malik'in çektiği işkencelere dalıyorum önce, sonra İmam Şafi'nin Muvattayı emanet olarak birinden alıp 20 yaşında ezberlemesine, sürgün edilmesine, sonra İmam-ı Azam'ın hapiste vefat etmesine, İmam Serahsi'nin 30 ciltlik mebsut adlı eserini bir kuyunun dibinden talebelerine seslenerek kuyu hapsindeyken yazdırmasına, Ahmed bin Hanbelin mihne vakasındaki dik duruşuna, dalıp gidiyorum...Aklım, hayalim, düşüm, bu devirden o devre sefer halinde.
Bu ki, fıkhın tarihi...
İslam tarihi'ne çalışmak belki en zoru.Endülüs'ten haçlı seferlerinin sonuna kadar mesulüz,Müslümanların kılıçtan geçirildiği, gözlere millerin çekildiği devirler...Tarihçi Heraklius Haçlı ordusunun Kudüse girişini anlatırken şöyle diyor, ''cesedlerin üzerinden aşa aşa Davud minberine vardığım zaman, bileklerime kadar kana batmıştım...''
Gerisini okumak, kitabı açmak, devam etmek, not alabilmek, hüner isteyen işler...
Bir ileri, iki geri, bütün şehirler Kudüs...
r.betül çetin





