Ellerimizin Büyük Boşluğu...
20/4/2009 · Kategori: hasbihal

ELLERİMİZİN BÜYÜK BOŞLUĞU
Gece gece gece
Burası dünya ve biz artık çok sıkıldık.
Oyun bitti, zifiri karanlıkta belalar uçuşuyor
Dünyanın yalanları, uçakları ve bombaları arasında solup giden ömrümüzü
Kuşa çeviren yasalardan, yönetmeliklerden, nizamnamelerden sıkıldık
Telefon seslerinden, akıp giden televizyon görüntülerinden,
bilgisayar tıkırtılarından, gazete hışırtılarından
Alıp başımızı gitmek istiyoruz
Alıp başımızı sana gelmek istiyoruz
Sana gelmek
Sana gelmek, orada kalmak istiyoruz
Çok unuttuk hatırlamak istiyoruz
Başımızın okşanmasını, gözyaşımızın silinmesini, kolumuza girilmesini istiyoruz
Yağmurunu ve meleklerini yeniden istiyoruz
Rüzgârın sesini, ırmağın sesini,
Dağların dağ, denizlerin deniz, kadınların kadın, çocukların çocuk
Erkeklerin erkek, ekmeğin ekmek, nanenin nane olduğu bir dünyayı yeniden isterken
Seni istiyoruz aslında
Bunu söyleyemiyoruz
Her yer gece, çok gece
Ve biz meleklerini istiyoruz
Rabbim
Çok yenildik yetmez mi
Bir bankanın önünde, bir koltuğun altında, bir ziyafetin ortasında, bir günahın tenhasında
Büyütüp durduk siyahı
Kuşlar gibi bakarken
Kuşlar gibi vurulan çocuklarla
Çok yenildik yetmez mi
Bir mermiyle değişirken dünyamız
Kulağımızda uluslararası bir kınama
Büyük büyük yokluk yurdunun uğuldayan sorusuyla giriyoruz toprağa
Dünya değişti ama kapı nereye açılacak
Biteni biliyoruz şimdi ne başlayacak
Bir çocuk oyuncağını alamamış
Bir kız sevdiğini saramamış
Bir anne yıllardır kolları açık bekliyor oğlunu
Bir adam paramparça bir çift göz için
Birisi ekmek götürememiş evine
Birisi aşk
Birimiz dünyayı kurtaracak
Birimiz yarını
Birimizin aklı tutuşmuş yanıyor
Birimiz bomboş kalbine bakıp birini anıyor
Birimiz ayrılığın ilk günü gibi her akşam kanıyor
Birimiz kıyametin koptuğuna inanıyor 
Geldik işte bunlar ellerimiz
Açılmış bak, bilirsin ne diye
Ki bilirsin, biz bu ellerle neler işledik
Açtık işte bunlar ellerimiz
Burası dünya
Şu biziz
Bunlar da ellerimiz
Öyle açık, öyle acemi, öyle boş
Öyle mahcup, öyle dalgın, öyle boş
Öyle boş
Senin değil miyiz hepimiz
Senin değil mi her şey
Alırsın kime ne verirsin kime ne
Ve bu açtığımız eller senin değil mi
Senin değil miyiz hepimiz
Rabbim
Bir yıldız bir ağaç bir buğday tanesi kadar?
Kimsesiziz kime gidelim
Yaralarımız var kime
Sıcak birşey arıyoruz kime
Merhamet istiyoruz kime
Bağışlanmak istiyoruz kime gidelim
Sorumuz ve cevabımız sen değil misin
Yorgunuz kaybetmişiz dalgınız kırgınız küsmüşüz
Bu çocuklar birer birer kaybolurken sisler içinde kime gidelim
Çok yürüdük yollar kayboldu yol olduk sana geldik
Ne getirdim deme bize senden başka neyimiz varsa o bizim yokumuzdur.
Mevlana İdris
-
tarifsiz bir günün ardından çok şey yazabilmek mümkün değil.Dünyanın öbür ucundan gelmiş, bir garip insancık o günün içine gelip düşüverdiyse hele...
Uyanamadım sanki ben.Hala sarhoşum...Avuçlarımın içinde bir kitap hala, dönenip duruyorum.ve birkaç sufiane satır düştü içimden bugün...
''ey biçare, kapı kapanmamıştı ki açılsın''(r.adeviyye hz.)
kapının kapanmadığını, geri dönüp koşma vaktinin bitmediğini biliyordum.
Biten, azalan neydi? Sabır mı, tevekkül mü?
Sormadım.Madem ki kapı açıktı...Vakit kaybetmemeliydi.
-
Genç Werther'in Acıları - GOETHE
o kadar hızlı başladı ve bittiki kitap, insanları, daha iyi anlamam için bu kitabın kasten önüme düşürülüverdiğine inandım.son sayfa,ölümle çevrildiğinde, kitap normal bir insanın delirmesini aşamalarla romanlaştırarak anlatmayı tamamladığında evet dedim.hepimiz biraz yakınız delirmeye...
ve kitaptan;
bildiklerimi herkes bilebilir, yüreğim sadece bana aittir.(125)
ben önden gidiyorum.beni yaratanın, seni yaratanın yanına gidiyorum.Onun huzurunda bütün bunlara içerlemek istiyorum.sen gelene kadar O beni avutacaktır, sonra da seni karşılayacağım uçarak...(191)
ah ne zaman sabah olur ki mezarda?Ne zaman uyan emri gelir?
zerreitoz
birşeyler yazdım onca gün sonra.evet. bu içimde olup bitenlere dair hayra alamet.
Ben bir şarkı,ben bir türküyüm.Ben Meryem'in yanağındaki tüyüm,
beni bir azizin nefesi uçurur, içimde Allah'ın korkusu durur...(s.karakoç)
insan için sadece uğrunda çalıştığı vardır(Kuran-ı Kerim)
-
İnsan yüreği bu, öyle üzerinde çokça konuşulmamalı.Tılsımlı bir şey şu yürek dediğimiz.cümlesiz, dua etmek tüm müslümanlar için ve şükretmek nefesler sayısınca...
Şöyle diyordu Mesnevi...
Ümitsiz olma!bütün yollar kapandı dediğinde ''Allah sana kimsenin bilmediği bir patika açar'' Gülümsedim. Ah Mevlana!Bu kadar asır öteden gelip, tebessüm ettirdin bana...
zerreitoz
http://www.dailymotion.com/user/Hafiz114/video/x27kgz_quran-shaikh-nasheed-islam_music?hmz=707265766e657874
her nerede olursanız olun, Allah sizinledir.(ayet-i celile)
Çiçek... Çocuk... Dua, düş.Bölünmüş bir parça kek...okurken ağlanılan bir kitap. Nefsin cahil davranışlarıyla mücadele.Bir sınav akşamında sükunet.Dünya nasıl bir yer Ya Rabbi?
zerreitoz
“Önemli olan Tanrı’ya içten inanmaktır gerisi önemsizdir” diye ilave ederler. Fakat bu “gerisi” Tanrı’ya içten inancı imkânsız hale getirirse ne olacak?Martin Lings, 
bütün olanlardan sıyrılma gayesiyle kaleme sarılmıştım yine...
oysa derin bir sükutun tam ortasındaymışım yine
kitaplar,ödevler,dualar,merasimler.
oysa biraz tevekkül ve teslimiyet çözmeye yetecek yüreğimi.
bazen, efendimizin (s.a.v)ötelerden şu koşturan halimize gülümsediğini düşünmek, ve tüm müslümanlar için dua ederken aminlerimize meleklerin eşlik edişini hayal etmek, bugünlerde payıma düşen tebessümler bunlar,bugünlerde aldığım bir kaç derin nefes...
zerreitoz
-
www.darulkitap.com
güzel bir net kütüphanesi.
-
ŞANI YÜCE ALLAH, KENDİSİNDEN UTANILMAYA HERKESTEN DAHA LAYIKTIR
(Hadis-i Şerif.Muttafakun aleyh,Tirmizi,Hakim)





