ÇANAKKALE'NİN FİLİSTİNLİ ŞEHİTLERİ...
6/2/2009 ·
1915’te Çanakkale’ye Mehmetçiğe destek için gelen 500 Filistinli şu an Gelibolu’da yatıyor
Bugün, İsrail’in topraklarını işgal etmesine karşı mücadele eden Filistinliler, 1915 yılında da emperyalist devletlerin Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’a ulaşma hayallerinin Boğazın karanlık sularına gömülmesinde önemli rol oynadı. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun toprağı olan Filistin’de yaşayan ve içleri vatan sevgisi dolu herkes gibi hiç düşünmeden ailelerinden ve sevdiklerinden ayrılıp Gelibolu’ya koşan yaklaşık 500 Türk ve Arap askeri, vatan toprağı için canlarını hiçe sayarak, şehitlik mertebesine ulaştı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burhan Sayılır, 500’e yakın Filistinli askerden 88’inin Çanakkale Cephesi’nde şehit olduğunu, savaş süresince yaklaşık 400 askerin de dizanteri, zatürre, tifo gibi hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini ifade etti.
http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=400169
http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=1949

kitaplarımın buğusundayım yine:) Ocakta yemeği karıştırken, kapıda gelen misafiri karşılarken, yemek tarifi kitabını karıştırırken, açılan her kitabın içinden bir ayet yada bir hadis, ya da o zamana ait bir fısıltı çıksın diye beklerken...
haklıydı şair, ''bir resim çizilmiş suya sahte renk sahte boya'' demekte. Anladım Leyla'yı, Mecnun'un aslında kimin peşinden koştuğunu da. Çorbayı bir kere daha karıştırmalıymışız derviş, ve daha ihlasla koymalıymışız sofraya, yardıma istenmeden koşmalıymışız, zira muhtaç bir gönülden kopan dua, yaşlı bir ninenin amini, bir annenin Allah razı olsun deyişi, gökteki yıldızları huzur yapıp, başına taç diye takıveriyormuş.
-
öyle kendi kendine konuşmalar bunlar. İnsan gönlü, ''kalbim gerçekte ne zaman acıkır ve ne zaman doyar?'' diye sorgulamaya başladığında, bir yürüyüş daha başlıyor içinde. işte bunlar adımlarım benim. O'na gittiğimizde, bizi bağışlayan bir sahibimizin olması ne güzel...
zerreitoz
Kelimelerimin ucuna kibrit çaktım. Güzel dualar biriktiriyorum artık sadece.
(Habibim)Onların sözleri seni üzmesin!
Şüphesiz izzet ve üstünlük tümüyle Hak katındadır!(Bütün güç Allah'ındır)
Yunus Suresi

okunması gereken bir yazı, daha çok şükretmek ve Batı'yı daha yakından tanıyabilmek için bir adım...
http://www.sizinti.com.tr/konular.php?KONUID=4585&SAYIID=361&KATID=3
İstanbul buz gibi, her yer üşüyen insanlarla doldu... Köpeklerle kediler bile saklandılar.
Saklanacak yeri olmayan insanlar var.Evet kesinlikle uyumadan önce bütün dünya için dua etmeliyiz... Ve düşünmeliyiz alıp verilecek kaç nefesimiz kaldığını...
-
yağmur ne güzel çiseliyor.Siyah başörtümün üstüne gümüş renkli simler gibi dökülüyor..
İçimden dua ediyorum, Rabbena atina fiddünya haseneten... ve fil ahirati hasene
Başka bir dua gelmiyor aklıma bugünlerde.Birde bütün müslümanlar için bağışlanma ve yardım dileği var...Yürüyüp gidiyoruz, yağmur kokulu yoldan...
zerreitoz
-
'Rabbinin herşeye şahit olması yetmez mi?''(Fussılet 55)
Osmanlı Tarihini özetliyorum.Sultan Yıldırım Bayezit'ın Ankara savaşında kalakaldım.Ne kolay değil mi birkaç maddeyle yazmak savaşları, nedenleri sonuçları sıralamak alt alta...Taht kavgalarını birkaç kelimeyle not düşmek..Endülüs kadar acıklı Osmanlı devrinin bazı dönemleri.Okuyup geçmek istiyorum bende bazen herkes gibi, gözlerim dolup taşmasın,içimin yorulup kitabı bırakmasın... Ah, kalbim, kalbim...
-erkenden uyuyan çocuğun kelimeleri-






