Bilmek mi Demiştiniz?
8/7/2009 ·

“…O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak ihâta edemezler…” (el-Bakara, 255)
Nihâyet nefsi onu (Kâbil'i), kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü; bu yüzden de kaybedenlerden oldu. Derken Allâh, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Kâtil kardeş) : «Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz mi kaldım!» dedi ve pişmanlık duyanlardan oldu.” (el-Mâide, 27-31)
İnsan Rabbine isyan ederek öldürdüğü kardeşinin cesedini dahi saklamaktan acizdi...
-
“Bir Hak kelamı yazılmış kağıdı yere düşürdüğün vakit, hemen uzanıp alıyor ve özür dilercesine öpüp başına koyuyorsun.
Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur
n.f.k

-
''göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi,'' yani bildiklerimizin ve bilmediklerimizin,herşeyin yegane maliki!Bunu düşünürken, bir ırmak çağlamaya başlıyor içimde.Üzülen yerlerinde kalbimin...Akıyor,akıyor.
-
serebrenica... Belgesel bitti.Hilal Tv başarılı bir çalışma yapmış.Dünyadaki bütün insanlar izlemeliydi bunu.Zira vahşetin, hiçbir ifsde şekliyle ifade edilemeyeceği ancak böyle anlaşılabilir!
-


Düşünüyorum bugünlerde hep.Derin, derin...İnsanları ve imtahanlarını, milletleri ve imtahanlarını.Dünyayı ve ukbayı. Haklıymış Şems-i Tibrizi Hz, her insan okunması gerekilen bir kitaptır derken...
insanlar, hikayeler, hüzünler.
bir nokta düşüyorum kenarları işlemeli kağıda, gerisi gelmiyor, ve anlıyorum, kelimemden çok sükutum olduğunu...
zerreitoz
-
''Bizi yediren bizi içiren bizi müslümanlardan kılan Allah'a hamdolsun''
Hadis-i Şerif

''ümidini kaybetme, bütün yollar kapandığında Allah sana kimsenin bilmediği bir patika açar...'' Hz.Mevlana
insan kaybetmiş birini gördüğünde anlıyor,bir akşam yemeğine,bir ele,bir akrabaya,bir eve,bir bardak suya ve bir parça ekmeğe sahip olmanın,hür olmanın, aklı başında olmanın,ne kadar büyük lütuflar olduğunu.
şimdi biz
''Yollar bitti
Yol olduk sana geldik'' deyişiyiz şairin .
sevgiyle
zerreitoz 03 Ağustos 2009
Bir teheccüt vakti uyandım hiç saatsiz. Burası orası değil. içimden, artık çocuk olmadığımı, ağlayıp duramayacağımı telkin edip durdum.dolaba uzanıp mushaf-ı aldım, donmuş bir çocuk gibi tuttum ellerimde.
''Bilinizki peygamber içinizdedir(aranızdadır)''ayetine deydi gözlerim.Yani Mekke de, Medine'de, Şamda, Kudüs'de değil.Adını andığımız heryerde duacı bize...İçimde bir ırmağın çağlayışı.Irmağın başında, bizi bekleyen peygamber...
ağustos 2009

mübarek olsun:)
-
Ölülerimiz bile bize ölümü hatırlat(a)mıyor. Kulaklarımız 'öteler'in sesini duymaya ayarlı değil.
f.k.barbarosoğlu
-
Frenk gecesiyle geceleyen,Müslüman sabahıyla sabahlayamaz...(Y.Kemal)
-
Çok insan ölüyor bugünlerde yine... Biz hazır mıyız? Cenaze taşıyan çocuk, nebe suresinin mealini okurken fenalaşıyor.Herşey ne değişik değil mi? Durduk yerde titreyip düşen kadına ne sara nöbeti diyebiliyor doktor, ne deli.Meczup diyor... Bir garip hal yani.Kimi muhabbet, kimi delilik der.İkisinin ortası mı acaba?Ya da başka bir tanımı yok mu?Yolun kenarından geçip giderken, açılan örtüsünü düzeltiyoruz elimizle ve yürüyoruz.
Düşünüyorum ve kalakalıyorum.Dünya burası.Çok karışık.Kalabalık,acıklı...
r.betül ç





